Türkiye’nin de 1966 yılında üye olduğu FIMS ’e göre (Dünya Spor Hekimliği Federasyonu) Spor Hekimliği; egzersiz, antrenman, sporun ve hareketsiz yaşamın sağlıklı ve hastalıklı bireyler üzerindeki etkilerini inceleyen koruyucu yaklaşımlar, tanı, tedavi ve rehabilitasyon konularında tüm yaş gruplarındaki bireylere yardımcı olacak çalışmalar üreten bir tıp dalı olarak ifade edilmektedir. American College of Sports Medicine (ACSM) ise spor hekimliğinin tarifini; egzersiz ve spor ile ilişkili olan fizyolojik, biyomekanik, patolojik ve psikolojik faktörler ile uğraşan çok alanlı ve alanlar arası bir çalışma şeklinde yapmıştır. Spor hekimliği ortopedi, egzersiz fizyolojisi, fizik tedavi ve rehabilitasyon, kardiyoloji, pediatri, acil hekimliği gibi dallarla yakın ilişkisi olan multidisipliner bir alandır. Sporcular ve aktif bireyler, kas-iskelet sistemi yaralanmalarından biyomekanik, dermatolojik sorunlara, endokrinolojik, psikolojik konulardan kardiyak problemlere uzanan geniş bir yelpazede spora özgü bilgi ve deneyime ihtiyaç duymaktadırlar.

Spor Hekimleri; spora katılım öncesi değerlendirmeler ile bireylerin egzersize uygunluğunu değerlendirerek yaralanmalardan korunma, kondisyon ve performansın geliştirilmesine yönelik uygulamalar, kas iskelet sistemi yaralanmalarının tanı- tedavi ve rehabilitasyonu ile spora geri dönüşün sağlanması, uygun beslenme, dopingle mücadele ile ilgili hizmetlerin  verilmesini sağlar. Ayrıca saha hekimi olarak spor alanlarında ilk müdahelenin yapılması, kulüplerde takım doktorluğu uygulamaları spor hekimliğinin diğer görev alanlarındandır.

Amatör olarak spor yapan bireyler yanında, profesyonel ve amatör kulüplerin bünyesindeki sporcular için de çok sayıda hatalı uygulama söz konusudur. Sporcu Sağlığı konusunda yaşanan eksiklikler kas-iskelet sistemi yaralanmaları, performans kayıpları, doping kontaminasyonu ve sahada ani ölümle sonuçlanabilecek tabloların artmasına yol açmaktadır. Gelişen teknolojik imkanlar ve tıp biliminin yol göstericiliği ile elde edilen bilimsel verilerin, antrenör ve sağlık ekibiyle işbirliği halinde pratikte uygulamaya geçmesiyle birlikte, sık görülen sakatlıkların önlenmesi, en kısa ve etkili şekilde tedavisi ve sporcuların performanslarının optimal düzeye ulaşabilmesi mümkün olacaktır.              .             

Günümüzde sporda başarı elde edilen ülkelerin, teorik ve pratik uygulamalarıyla bilimsel verileri hayata geçirebildiği görülmektedir. Gelişmiş ülkelerde Spor Hekimliği; tıp alanındaki uygulamaları ileri teknolojilerle birlikte sporla birleştiren bir bilim dalı olarak hızla yerini almaktadır. Ulusal başarılar artık tesadüfi uygulamaların ötesinde, profesyonel bir ekip çalışması (Spor Hekimi, Fizyoterapist, Diyetisyen, Spor Psikoloğu, Kondisyoner ve Antrenör, Masör..) ve teknolojik altyapı varlığında kazanılabilmektedir.


baka_banner


Yararlı Bağlantılar